Ölüm ve Pusula 2
Beneklerin Düzeni
s. 49
Bu dalıp-gitmeler yüreklendirdi beni, sonra da
bir çeşit başdönmesiyle doldurdu. Yeryüzü,
baştan başa epeski biçimlerle kaplıdır,
bozulmayan, sonsuz biçimlerle; aradığım simge
onlardan herhangi biri olabilirdi. Bir dağ
olabilirdi tanrının söylemi, bir ırmak ya da
imparatorluk ya da yıldız kümeleri. Ne var ki
yüzyıllar sürecinde dağ yassılır, ırmak yatağını
değiştirir, imparatorluklar başkalaşmalara
uğrayarak alaşağı edilir ve yıldız kümeleri
değişir. Gökkubbede değişme vardır. Dağ ve
yıldız, bireydirler ve bireyler yokolur. Daha
direngen, daha etkilenmez bir şey arıyordum
ben. Gelmiş geçmiş tahıl, ot, kuş, insan
kuşaklarını düşündüm. Belki de o tılsım,
sonunda benim yüzüme yazılacaktı, belki de
arayışımın bitimi kendimdim. Kişiyi, yazgısının biçimlenişi gitgide
şaşkınlaştırır, nereden bakılsa o kişi, içinde
bulunduğu koşullardır. Bir şifre-çözücü ya da bir
öc-alan, tanrının bir rahibi olmaktan öte bir
tutukluydum ben. Düşlerin labirentinden, sılaya
dönercesine acımasız zindanıma döndüm. Onun
ıslaklığını kutsadım, kaplanını kutsadım, o ışık
sızıntısını kutsadım, kendi ihtiyar, acılı bedenimi
kutsadım, karanlığı ve taşı kutsadım.
BORGES
s. 49
Bu dalıp-gitmeler yüreklendirdi beni, sonra da
bir çeşit başdönmesiyle doldurdu. Yeryüzü,
baştan başa epeski biçimlerle kaplıdır,
bozulmayan, sonsuz biçimlerle; aradığım simge
onlardan herhangi biri olabilirdi. Bir dağ
olabilirdi tanrının söylemi, bir ırmak ya da
imparatorluk ya da yıldız kümeleri. Ne var ki
yüzyıllar sürecinde dağ yassılır, ırmak yatağını
değiştirir, imparatorluklar başkalaşmalara
uğrayarak alaşağı edilir ve yıldız kümeleri
değişir. Gökkubbede değişme vardır. Dağ ve
yıldız, bireydirler ve bireyler yokolur. Daha
direngen, daha etkilenmez bir şey arıyordum
ben. Gelmiş geçmiş tahıl, ot, kuş, insan
kuşaklarını düşündüm. Belki de o tılsım,
sonunda benim yüzüme yazılacaktı, belki de
arayışımın bitimi kendimdim. Kişiyi, yazgısının biçimlenişi gitgide
şaşkınlaştırır, nereden bakılsa o kişi, içinde
bulunduğu koşullardır. Bir şifre-çözücü ya da bir
öc-alan, tanrının bir rahibi olmaktan öte bir
tutukluydum ben. Düşlerin labirentinden, sılaya
dönercesine acımasız zindanıma döndüm. Onun
ıslaklığını kutsadım, kaplanını kutsadım, o ışık
sızıntısını kutsadım, kendi ihtiyar, acılı bedenimi
kutsadım, karanlığı ve taşı kutsadım.
BORGES



Yorumlar
Yorum Gönder